Turgut Özal, Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. cumhurbaşkanıdır. 1980’li yıllarda başbakanlık, 1989’dan 1993’teki ölümüne kadar ise cumhurbaşkanlığı yapmıştır. Türkiye’nin ekonomik yapısının serbest piyasa ekonomisine geçişinde ve dışa açılma sürecinde en etkili isimlerden biri olarak kabul edilir. 17 Nisan 1993’te görev başındayken hayatını kaybetmiştir.
Turgut Özal 1927 yılında Malatya’da doğdu. Babası banka memuru Mehmet Sıddık Özal, annesi ise öğretmen Hafize Hanım’dır. Çocukluğu, babasının görevi nedeniyle Türkiye’nin farklı şehirlerinde geçti. Bu süreçte Bilecik Söğüt’te ilkokula başladı, ortaokulu Mardin’de okudu, lise eğitimini ise Konya ve Kayseri’de tamamladı.
Çocukluk döneminde pilot olma hayali kuran Özal, Silifke’de geçirdiği bir kaza sonucu kolundan sakatlandı ve bu hayalini gerçekleştiremedi. Bu olay, hayatında önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünü kazanarak 1950 yılında mezun oldu.
Mezuniyetinin ardından kamu sektöründe çalışmaya başladı. Elektrik İşleri Etüt İdaresi’nde görev aldı. Bu dönemde mühendislikten idareciliğe doğru yöneldi. Daha sonra devlet planlama ve ekonomi alanında uzmanlaştı. Eğitim amacıyla ABD’ye giderek Texas Tech University’de ekonomi alanında ihtisas yaptı.
Özel hayatında ilk evliliğini kısa süreli yaptıktan sonra Semra Özal ile evlendi. Bu evlilikten Ahmet, Zeynep ve Efe adında üç çocuğu oldu.
Siyasi kariyeri 1970’li yılların sonlarında başladı. 1977 genel seçimlerinde Millî Selamet Partisi’nden İzmir milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi. Buna rağmen devlet yönetiminde hızla yükseldi. 1979 yılında Başbakanlık Müsteşarı olarak atandı. Aynı dönemde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı görevini de yürüttü. Bu nedenle “sandalyesiz bakan” olarak anıldı. Türkiye’nin ekonomik dönüşüm programı olan 24 Ocak Kararları’nın hazırlanmasında önemli rol oynadı.
1980 askeri darbesinden sonra kurulan hükümette Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Ancak 1982 yılında bu görevinden istifa etti. Bu istifa, siyasi kariyerinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
1983 yılında Anavatan Partisi’ni kurdu. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde partisi büyük bir sürpriz yaparak birinci oldu ve tek başına iktidara geldi. Böylece Turgut Özal başbakanlık görevine başladı. 1983–1991 yılları arasında Türkiye’de kesintisiz şekilde başbakanlık yaptı. 1987 seçimlerinde de tekrar birinci parti olarak iktidarını sürdürdü.
Başbakanlığı döneminde Türkiye ekonomisinde köklü değişiklikler yaptı. İthal ikameci ekonomik modelden serbest piyasa ekonomisine geçişi hızlandırdı. Döviz sistemini serbestleştirdi, ihracatı teşvik etti ve özel sektörün güçlenmesini sağladı. Bu dönemde Türkiye dışa daha açık bir ekonomik yapıya geçti. Ancak bu süreç, enflasyon ve gelir dağılımı adaletsizliği gibi tartışmaları da beraberinde getirdi.
18 Haziran 1988’de Anavatan Partisi Kongresi sırasında silahlı saldırıya uğradı ve sağ elinden yaralandı. Yaralı halde kürsüye çıkarak konuşmasına devam etmesi, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Saldırgan Kartal Demirağ yakalandı ve idama mahkûm edildi, cezası daha sonra müebbete çevrildi ve yıllar sonra affedildi.
1989 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından cumhurbaşkanı seçildi. Göreve başlamasıyla birlikte aktif siyaset sahnesinden ayrılmış gibi görünse de, özellikle ekonomi ve dış politika alanlarında etkisini sürdürdü. Cumhurbaşkanlığı döneminde Güneydoğu Anadolu Projesi’ne (GAP) büyük önem verdi ve bölgesel kalkınmayı devlet politikası haline getirdi.
Dış politikada daha aktif ve girişimci bir yaklaşım benimsedi. Sovyetler Birliği’nin dağılma süreci ve Orta Asya Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlığı döneminde Türkiye’nin bölgesel etkisini artırmaya yönelik adımlar attı.
Kürt meselesine yaklaşımı, dönemin siyasi çizgisine göre daha diyalog temelli oldu. Sorunun yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, siyasi ve ekonomik çözümlerle de ele alınması gerektiğini savundu. Bu kapsamda çeşitli görüşmeler yaptı ve farklı siyasi aktörlerle temas kurdu.
1993 yılında Orta Asya ülkelerini kapsayan bir gezi dönüşünde 17 Nisan’da hayatını kaybetti. Ölümü Türkiye’de büyük bir şok etkisi yarattı ve devlet töreniyle defnedildi. Cenazesi İstanbul Topkapı’daki anıt mezara konuldu. Vasiyetinde İstanbul’a gömülmek istediği belirtilmişti.
Ölüm nedeni yıllar boyunca tartışma konusu oldu. Eşi Semra Özal ve bazı çevreler zehirlenme iddialarını gündeme getirdi. 2012 yılında mezarı açılarak otopsi yapıldı. Yapılan incelemelerde bazı zehir izlerine rastlandığı açıklandı ancak ölümün kesin nedeni netleştirilemedi.
Turgut Özal, Türkiye’nin modern ekonomik yapıya geçiş sürecinde en etkili liderlerden biri olarak kabul edilir. Reformları, siyasi tarzı, dışa açık ekonomi politikaları ve tartışmalı yönleriyle Türk siyasi tarihinde derin ve kalıcı bir iz bırakmıştır.

